AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 


Paylaş | 
 

 BAŞBUĞUMUZDAN MİLLİ BÜTÜNLEŞME

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
TURANCI_DELİTAY
Onursal Üye
Onursal Üye
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 247
Nerden Nerden : ANKARA
Kayıt Tarihi Kayıt Tarihi : 13/02/09

MesajKonu: BAŞBUĞUMUZDAN MİLLİ BÜTÜNLEŞME   Cuma Şub. 13, 2009 4:56 pm

Milli Bütünleşme, Milli Demokrasi ve Demokratik Milliyetçi Devlet

Türk milletinin büyük, güçlü ve kalkınmış devletini yeniden kurabilmesi, onun kendi kültür ve devlet felsefesine yeniden dönmesine bağlıdır. Türk milleti yabancı akımların tasallutundan kurtulup kendi öz devlet felsefesine yeniden döndüğü gün, büyük devlet vasfını tekrar kazanacak, dünya milletleri arasındaki üstün yerini alacaktır. Türk milli kültür ve devlet felsefesini savunan, bunu kendi anlayış ve programının temeli yapan tek siyasi kuruluş, Milliyetçi Hareket Partisidir. Milliyetçi Hareket Partisi'yle Türk Milliyetçiliği akımı, tarihte ilk defa siyasi bir partinin programı ve dünya görüşü olmuştur.

Türk milletinin kültür ve devlet felsefesi, Türk milliyetçilik dünya görüşü içinde, milli bütünleşme ve milli demokrasi ülküsüdür. Türk milletinin tarih ve töresinde bölünme, parçalanma, zümre veya sınıflara ayrılma yoktur. Devletin başı barışta ve savaşta, tasada ve kıvançta yönettiği milletle aynı kaderi paylaşmıştır. Milleti sınıf ve zümrelere bölen, bir sınıfı diğer sınıfa ezdiren, yöneticileri milletten ayırıp ona tepeden bakmayı öğreten sistem ve ideolojiler, yabancı ve bölücü ideolojilerdir. Her Türk devlet felsefesi, milli ideoloji ışığında, Milli bütünleşme ve milli demokrasi ülküsüne dayanır. Demokrasi en dar anlamında millet egemenliği demektir. Demokrasi milletin, siyasi, kültürel ve iktisadi yönetime katılması, siyasi, kültürel ve iktisadi hâkimiyetin millete ait olmasıdır.

Burada önemle belirtelim ki, millet kavramı, mücerret bir kavram değildir. Millet, ne kapitalistlerin savundukları gibi fertlerin maddi toplamından, ne de komünizmde olduğu gibi komünist partisi üyelerinden ibarettir. Millet bir varlıktır. Milletin haldeki bölümü altı sosyal dilimden; yani köylüden, işçiden, esnaftan, memurdan, işverenden ve serbest çalışanlardan ibarettir. Bu itibarla hâkimiyetin sadece işverene veya işçiye ait olduğu ülke ve sistem demokratik değildir. Bir ülkenin gerçekten demokratik olabilmesi için, siyasi, kültürel ve iktisadi kararların alınmasına bütün milletin; köylünün, işçinin, esnafın, memurun, işveren ve serbest çalışanların katılması lazımdır.

Demokrasiyle hürriyet kavramı arasında çok yakın bir münasebet vardır. Demokrasi, genel anlamda hürriyet demektir. Hürriyet, bir şahsın başkasından emir almadan kendi iradesine göre karar verebilmesi, hareket edebilmesidir. Başkasının baskı ve etkisi altında olan insan hür değildir.

Siyasi demokrasi, siyasi hürriyetler rejimidir. Siyasi demokrasi, milletin bütün fertlerinin, siyasi yönetime, siyasi kararların alınmasına eşit bir şekil¬de katılabilmesidir. Vatandaş siyasi kararların alın¬masına, siyasi organlara seçme ve seçilme şeklinde hakkıdır. Siyasi organların başında parlamento gelir. Parlamento, siyasi temsil organı olduğundan, gerçek siyasi demokrasiden bahsedebilmemiz için, parla¬mentoda milleti meydana getiren bütün sosyal dilim¬lerin; köylünün, işçinin, esnafın, memurun, işvere¬nin ve serbest çalışanların temsil edilmesi gerekir.

Marksist ve kapitalist siyaset teorisine göre, millet denilen toplum, birbirine hasım iki sınıfa bölünmüştür. Bunlar sözde bir isçi sınıfı ile kapitalist sınıftır. Kapitalist siyaset teorisinde, siyasi kararların alınmasına sadece veya çoğunlukla kapitalist sınıf katılır. Bu teoride milleti parlamentoda kapitalist sınıfla onun bürokratları temsil eder. Kapitalizme göre, millet, burjuva sınıfından ibarettir. Hâlbuki yukarıda milletin burjuva (kapitalist) sınıfı dışında beş sosyal dilimi de kapsadığını açıklamış bulunu¬yoruz. Bu itibarla, kapitalist siyaset teorisine göre, siyaset demokrasi, milli demokrasi değil, sadece kapitalist sınıf demokrasisidir. Marksist siyaset teo¬risi de yalnız sözde bir işçi sınıfına dayandığından, bu sistemde de parlamento, sadece komünist partisi üyelerinden teşekkül eder. Binaenaleyh burada da millet demokrasi yerine komünist partisi diktatörlü¬ğü söz konusudur.

Milliyetçi siyaset teorisi, milleti altı sosyal dilimden oluşan bir bütün olarak görür. Bu itibarla milleti temsilde, parlamentoda altı sosyal dilimin temsil edilmesini öngörür. Burada parlamento ne sadece kapitalist sınıfın, ne de sadece sözde isçi sınıfının organıdır, Parlamento bütün milletin orga¬nıdır. Bu sebeple siyasi demokrasi ve bütünleşmeyi gerçekleştirmek için, Milliyetçi Hareket, belirli sayıda köylü milletvekilinin işçi, esnaf, memur, işveren ve serbest çalışanların meclise gelmesini savunur. Altı sosyal dilimin mensubu meclise geldiği zaman, Türk milleti bir bütün olarak siyaset kararlarının alınmasına katılmış ve siyasi demokrasi gerçekleşmiş olur.

Demokratik milliyetçi devlet, aynı millete men¬sup insanların, siyasi ve hukuki yönden teşkilatlanıp, içeride kendi kendilerini yönetmesini {milli demokrasiyi), kendi iktisadi kaynaklarına sahip çıkmasını (milli iktisadi) dışarıda ise, diğer milletle¬re eşit hakka sahip olmasını (milli bağımsızlığı) öngörür. Milli devlet deyimi ile milliyetçilik hukuki bir nitelik kazanır. Demokratik milliyetçi devlette, milleti meydana getiren fert ve sosyal guruplar kendi kaderlerini kendileri çizer, devlet yönetimine etkili
bir şekilde katılır. Bu iç olaya, devletin demokrasi unsuru (milli demokrasi) adı verilir. Her fert, siyasi iktidarın, özellikle yasama ve yürütmenin oluşumu¬na katkıda bulunur. Milletler, iç yönetimlerinde bağımsız olmak, kendi geleceklerini serbestçe karar¬laştırmak hakkına sahiptir. Bu, millet hâkimiyetinin iç şeklidir. Millet devlette, hâkimiyetin dış şekli ise, devletin diğer devletlerle eşit olması, onların baskı ve etkisi altında kalmamasıdır. Buna milli bağım¬sızlık adı verilir. Dış hâkimiyet, milletlerarası top¬lumda, devletlerin eşitliği ilkesine dayanır. Hiç bir devlet, eşit ve bağımsız olan diğer bir devlete müdahale edemez.

Demokratik milliyetçi devlet, milletlerin yalnız siyasi kaderlerin değil, iktisadi kaderlerini çizmek hakkına da dayanır. Milli devlet, bu anlamda milli iktisada dayanan, iktisadını milleştirmiş olan devlet¬tir. Demokratik milliyetçi devlet olabilmek için, devletin, milli toplumun kendi öz kaynak ve kuvvet¬lerine dayanması gerekir. Milli bağımsızlık ve milli demokrasi, ancak milli gücün, ekonomik milli kuvvetin gelişmesi ve sağlanmasıyla gerçekleşebilir. Kendi milli kuvvetine dayanan devlet, deyimindeki, "milli kuvvet" milli iktisat ve milli savunma gücü¬dür. Milli devlet, dışarıya karşı, kendi varlığını korumak ve devam ettirebilmek için, milli güçlerini birleştirmiş, seferber etmiş bir devlet biçimidir. Milli devletin en zorunlu şartı, kendi iktisadi kaynak ve güçleriyle kendi varlığını muhafaza ve devam ettirebilmesidir. Milli güce dayanan devlet, prensip itiba¬riyle ekonomik yönden kendi kendine yeten ve kendi varlığını koruyabilen bir ekonomiyi gerektirir. Ya¬bancı ekonomilere muhtaç yaşayan bir devletin milli olması mümkün değildir. İşte bu sebeple, milli devlet kendini yabancı güçlere sömürtmemek için, kendi iç kaynaklarıyla kalkınmasını tamamlamak, ekonomi¬sini geliştirmek zorundadır.

Demokratik milliyetçi devlet, milletin bütün fert ve sosyal dilimlerinin yükselmesi, ekonomik ve moral kalkınması amacını taşır. Devlet, faaliyetlerinde bu amacı gerçekleştirmek zorundadır. Bir avuç ferdin veya belirli bir sınıfın menfaatini ön planda; tutan, fert veya sınıf diktasına dayanan devlet, milli devlet olamaz. Milli devlet, milleti esas alan bir İş hizmet ve refah devletidir, milletin bütün fertlerine hizmet etmek, onların refahını gerçekleştirmek zorundadır.


Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
BAŞBUĞUMUZDAN MİLLİ BÜTÜNLEŞME
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Ülkücü Forum :: Başbuğ Alparslan TÜRKEŞ-
Buraya geçin: