AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 


Paylaş | 
 

 Çok Partili Dönem

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SancaR 03
YÖNETİCİ
YÖNETİCİ
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 955
Nerden Nerden : Eskişehir
Kayıt Tarihi Kayıt Tarihi : 31/10/08

MesajKonu: Çok Partili Dönem   Paz Şub. 22, 2009 12:09 pm

Çok Partili Dönem Demokrat Parti ve Çok Partili Hayat

II. Dünya Savasi'nda Italya, Almanya ve Japonya'nin yenilmesiyle totaliter rejimler sona erdi. Demokratiklesme ve ekonomide liberallesme revaçtaydi. Totaliter rejimler Bati'ya güven vermemekteydi. Bununla birlikte Türkiye üzerinde özellikle Bogazlar ve Dogu Anadolu ile ilglli talepleri nedeniyle Sovyet Rusya bir tehdit haline geldi.

Bu sartlar altinda Bati ile iliskileri gelistirmek için çok partili hayata geçilmek zorunda kalindi. CHP'nin istedigi SCF'nin kurulusunda oldugu gibi güdümlü, muhalefeti sinirli, iktidara alternatif olmayan göstermelik bir partinin kurulmasiydi.

Adnan Menderes, Celal Bayar, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan tarafindan demokratiklesme taleplerini içeren bir önergenin CHP meclis grubunca reddedilmesi üzerine 7 Ocak 1946 tarihinde önerge sahiplerince Demokrat Parti kuruldu. Ideolojik olarak CHP'den farkli olmayan yeni parti daha az merkeziyetçi ve daha az bürokratik bir devlet öngörüyordu.

II. Dünya Savasi yillarinada alinan ekonomik tedbirler halki zor durumda birakmisti. Bunlar 1940 tarihli Milli Koruma Kanunu (iktidara fiyat ve arzi belirleme, halki zorunlu çalistirma yetkisi veriyordu), 1942 Varlik Vergisi ve Milli Mücadele için konulmus ve 1925'te kaldirilmis olan Ayniyat Vergisinin 1943'te tarim ürünlerine yeniden getirilmesi, CHP bürokrasisinin halki horlayan, baski altina alan uygulamalari nedeniyle halk DP'ye yöneldi.

DP' nin önceden gerekli demokratik düzenlemelerini yapilmamasi halinde boykot edecegini söyledigi, fakat sonradan katildigi 21 Temmuz 1946'daki CHP'nin baskin seçiminde CHP 390, DP 65 ve bagimsizlar da 7 milletvekili ile mecliste temsil edildi. Ancak açik oy gizli sayim ilkesi ve CHP'li bürokratlarina keyfi uygulamalar nedeniyle seçimler tarihe saibeli seçimler olarak geçti.

CHP 1950'ye kadar geçen dönem içinde ilimli politikalar takip etmeye çalisti. Bürokratlarina tarafsizlaçtirmasi, gizli oy açik sayim gibi demokratiklesmeler saglandi. Recep Peker yönetimindeki uzlasmaz, kati merkeziyetçi hükümetin yerine Hasan Saka ve Semseddin Günaltay gibi ilimlilardan kurulu hükümetler getirildi. Kisacasi CHP geçmis yillardaki baskici kimligini halka unut-turmaya çalisti.

14 Mayis 1950'deki seçimlerde DP 408, CHP 69 sandalye kazandi. Darbe söylentilerine ragmen iktidar el degistirdi. CelaI Bayar cumhurbaskani, Adnan Menderes basbakan oldu. Iktidarina el degistirmesiyle her iki parti de kimlik krizi yasadi. CHP 1950 seçimlerine son yillarda uyguladigi ilimli politikalara güvenerek garanti gözüyle bakiyordu, bu nedenle iktidarina parti-devlet bütünlesmesinden kaynaklanan genis yetkilerini DP'nin talebine ragmen kisitlamamisti. Seçim sonuçlari CHP'de tam anlamiyla sok etkisi yapti. DP, iktidarina genis yetkilerine ragmen bürokrasiye, orduya ve CHP' ye karsi kendisini hiçbir zaman güvende hissedemedi. Darbe söylentileri üzerine genelkurmay baskani, kuvvet komutanlari dahil 15 general ve 150 albayi emekliye ayirdi.

DP, iktidarinin ilk bir kaç yilinda hava sartlarinin uygun olmasiyla hasadin bollasmasi, ekonominin iyilesmesi DP için nüfusun büyük bir kisminin yasadigi kirsal kesimin oylarini garantiledi. CHP'nin DP'ye yönelik klasik irtica söylemlerine karsi (o yillarda Ticanilerin ****** heykel ve büstlerine yönelik saldinlari vardi) 25 Temmuz 1951'de ******'ü Koruma Kanunu çikardi. Hatta dini istismar ediyor diye 8 Temmuz 1953'te Millet Partisi'ni kapatti.

2 Mayis 1954 seçimlerinde DP 503, CHP sadece 31 sandalye kazandi. DP' nin, gittikçe otokratiklesmesi, muhalefet üzerinde baski kurmasi ve ekonominin kötülesmesi, enflasyonun artmasi üzerine kentli tabaninin ve üniversite üyelerinin destegini kaybetti. Enflasyondan ilk etapta etkilenmeyen kirsal kesimin destegini muhafaza etti. 27 Ekim 1957 seçimlerinde DP 424, CHP 178 sandalye kazandi. DP' nin gücünü devam ettirmesine ragmen bazi desteklerini yitirdigi ortaya çikti.

CHP'liler seçimle iktidar olamayacaklarinai anlayinca seçim disi yollarla iktidara gelme yollarini aramaya basladilar. Özellikle DP' nin halk katmanlarini politikaya sokmasi, CHP' nin malvarliginin kaynagini arastirmak için (CHP' nin devlet bankalarinin sermayesinden daha fazla serveti vardi) Tahkikat Komisyonu kurmasi ordu içinde de rahatsizliklara yol açti. DP giderek kendini daha güvensiz hissediyor, gittikçe de muhalefet üzerindeki baskilarini artiriyordu. Basina yönelik sansürler, darbe söylentilerine karsi ordu içinde sorusturmalar...

DP iktidarina karsi ögrenci eylemleri basladi. CHP gençlik örgütleri Istanbul ve Ankara'da gösteriler düzenledi. Hükümet Istanbul ve Ankara'da siki yönetim ilan etti. Darbe söylentileri karsisinda kendi konumunu güçlendirmek için Menderes halka döndü. Güçlü oldugu Ege Bölgesi'nde mitingler düzenledi. Ankara'ya döndügünde harp okulu ögrencilerinin gösterisi hükümetin prestijine agir darbe vurdu. Harp Okulu ögrencilerinin gösterisi üzerine hükümetin bir sorusturma baslatarak darbe planlarini ortaya çikartacagindan korkan cunta erken davranarak 27 Mayis 1960'da darbeyi yapti.

Milli Birlik Komitesi, Istanbul Üniversitesi Rektörü Siddik Sami Onar baskanliginda ögretim üyelerinden mütesekkil birAnayasa Komisyonu kurdu. Komisyon Avrupa'daki gelisen sosyal devlet anlayisinin da etkisiyle liberal bir anayasa hazirladi. 1961 Anayasasi'yla yeni kurumlar olusturuldu. Anayasa Mahkemesi, Milli Güvenlik Kurulu ve Danistay'in yetkilerinin artirilmasiyla iktidarina denetlenmesine agirlik verildi.

31 Agustos'ta parti liderleri askerlerin gözetiminde toplanarak bir deklerasyon yayinladi. Askerlerin CHP'nin iktidar olmasi için en uygun Propaganda zeminin olusturulmasma yönelik alinmasini istedigi önlemler sunlardi:

1) 27 Mayis Devrimi'ni siyasal amaçlarla sorgulamamak ve istismar etmemek.

2) ****** Reformlari'ni korumak.

3) Islam'i siyasi amaçlarla istismar etmemek.

4) Yassiada Mahkemesi kararlarini istismar etmemek. 15 Eylül 1961'de Yassiada Mahkemesi, Adnan

Menderes, Fatih Rüstü Zorlu ve Hasan Polatkan'in idamini onayladi. 16 Eylül'de Zorlu ve Polatkan, bir gün sonra da Menderes idam edildi.

15 Ekim 1961'de seçimler yapildi. CHP 173 sandalye alirken, DP' nin devami sayilan neo-demokrat partiler (Adalet Partisi 158, Yeni Türkiye Partisi 65, Cumhuriyetci Köylü Millet Partisi 54) toplam 277 sandalye kazandilar.

Sonuçlar içeride ve disarida, Menderes'in bir zaferi ve 27 Mayis rejimine karsi halkin bir kinama oyu olarak yorumlandi.

Solun neredeyse tamami 27 Mayis' i "ilerici" olarak degerlendirmis, sahiplenmistir. "Darbeler demokratik açidan degil diyalektik açidan degerlendirilir, ne getirmis, ne götürmüs önemli olan o." seklinde bir bakis açilari vardir. (Tanilli, s.56)

Seçim sonuçlari ortadaydi. Bu durumda askerin kislasina dönmesi pek olasi degildi. 1962 ve 1963'te bir dizi basarisiz darbe girisimleri oldu.

1965 seçimlerinde bir partinin meclise hakimiyetini engellemek için nisbi seçim sistemi uygulandi. Fakat bu Süleyman Demirel liderligindeki Adalet Partisi' nin yükselisini önleyemedi. Seçimlerde AP 240, CHP 134, diger sag partiler (Millet P+CKMP+YTP) 61, Isçi Partisi 15 sandalye kazandi.

1965' ten sonra muhalefet sokaga tasti. Üniversiteler ögrenci eylemleriyle, fabrikalar isci grevleriyle felç oldu, kirsal kesimde köylülerin toprak isgalleri basladi.


_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://osmanlitokadi.turcforumpro.com
Genç_Asena
Yetkili Asena
Yetkili Asena
avatar

Kadın
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 292
Nerden Nerden : ÇANNAKKALE/GÖKÇEADA
Kayıt Tarihi Kayıt Tarihi : 04/12/08

MesajKonu: Geri: Çok Partili Dönem   Ptsi Şub. 23, 2009 1:01 pm

Teşekkürler
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
Çok Partili Dönem
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Türk Tarihi :: Türkiye Cumhuriyeti Tarihi-
Buraya geçin: