AnasayfaAnasayfa  PortalPortal  GaleriGaleri  Kayıt OlKayıt Ol  Giriş yapGiriş yap  

 

 


Paylaş | 
 

 NİHAL ATSIZ’IN MEKTUPLARI -2

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
SancaR 03
YÖNETİCİ
YÖNETİCİ
avatar

Erkek
Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı : 955
Nerden Nerden : Eskişehir
Kayıt Tarihi Kayıt Tarihi : 31/10/08

MesajKonu: NİHAL ATSIZ’IN MEKTUPLARI -2   Perş. Mayıs 28, 2009 11:06 am

NİHAL ATSIZ’IN MEKTUPLARI -2


Nihâl Atsız'ın Mektupları ve Yankıları

II. Dünya Savaşı devam ettiği sırada zamanın başbakanının yukarıdaki konuşması dikkat çekicidir. ****** ülküsüne inanmış ve onun çizgisinde bir Türkçü başvekil, Türkiye'de ilk defa görülmektedir. Saraçoğlu'nun bir konuşmasına sığdırdığı bir paragraflık söz dizisi, Türkçü çevrelerde şükran duygularıyla ve çoğunlukla benimsenmiştir . Milliyetçi bir dergi olan Orhun, başbakanın milliyetçilik anlayışına kayıtsız kalmaz ve Nihal Atsız başbakana iki açık mektup yazar. Bu mektuplar Orhun'da yayımlanır .

Atsız'ın açık mektupları Cumhuriyet devri basın tarihinde mühim bir yer tutar. Bugünkü Cumhuriyet devrinde serbest yazıp söyleme hususunda birer kahraman kesilen pek çok yazar o günlerde tek parti devrinin ve şahıslarının şakşakçılığını yaparken Atsız'ın bu mektubu yazması çok mühimdir . Cumhuriyet döneminde bir bakan hakkında böyle alenî bir tenkit ne görülmüş ne işitilmiştir. Böyle açık ve şiddetli ithamlara cesaret eden olmamıştır. Bakanları veya başbakanı tenkit etmek ya da takdir etmek yalnız ve yalnız millî şefe ait bir imtiyazdır. Üstelik devrin Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel, İsmet İnönü'nün gözüne girmiş, takdirini kazanmış bir şahsiyettir. Mektupların ilk tesirinden sonra Atsız'ın bu cür'etini nasıl ödeyeceği merak konusu
olur. Zira Halk Partisi fena sarsılmıştır .

Bu mektuplarda hain ilân edilen Sabahattin Ali, Millî Eğitim Bakanı Hasan Ali'nin ve çevresinin teşvikiyle hakaret davası açar. Atsız'ın yazdığı mektuplarda ırkçılık ve Turancılık ile ilgili bir şey bulunmamasına rağmen 1944 yılında Sabahattin Ali tahrik edilerek Atsız ve arkadaşları aleyhine açılan dava, mecrasından saptırılarak ırkçılık ve Turancılık davası olarak millete empoze edilmiştir .

Nihal Atsız'ın Başbakan Şükrü Saraçoğlu'na Birinci Açık Mektup
Sayın Başvekil,
Hem Türkçü ,hem de başvekil olduğunuz için size bu açık mektubu yazıyorum. Yalnız başvekil olsaydınız bunları yazmak emeğine katlanmazdım. Çünkü Türkçü olmayan bir başvekile hitap etmenin ne kadar boş olduğunu bilirim. Yalnız bir Türkçü olsaydınız yine yazmaya lüzum görmezdim. Çünkü ,faydasız kalacak olduktan sonra,sizden daha eski Türkçülerle yurdun dertlerini her zaman konuşabilirim. Fakat Türkçü olarak idare mekanizmasının başında olduğunuz için sizinle konuşmaktan faydalar doğabileceğine inanıyor,onun için size hitap ediyorum.
Millet meclisinde, 5 Ağustos 1942 günü verdiğiniz nutukta : "Biz Türküz,Türkçüyüz ve daima Türkçü kalacağız. Bizim için Türkçülük bir kan meselesi olduğu kadar ve laakal o kadar bir vicdan ve kültür meselesidir." demiştiniz. Türk tarihi ile uğraşmış bir münevver olarak söyleyebilirim ki ne ırkımızın, ne de devletimizin tarihinde, Türk milliyetçiliği resmî bir ağızdan bu kadar kesin sözlerle hiçbir zaman açığa vurulmamıştı. Bu sözlerin Türkçü çevrelerde nasıl sevinçle karşılandığını anlatmaya lüzum yoktur. Fakat ardından bir buçuk yılı aşan bir zaman geçtiği hâlde biz, bu Türkçülüğün iş alanına geçmediğini görmekten doğan bir sıkıntı içindeyiz. Fikirler iş hâline geldiği zaman manalıdır. Buna ülkü deriz. İş hâline gelmeyecek fikirler ise ham hayalden başka bir şey değildir. Yetmiş yıldan beri işlene işlene bugünkü duruma erişen kuvvetli Türkçülüğün artık tatbikat alanında da kendisini göstermesi zamanı elbette gelmiştir.

İşte bu satırların güttüğü istek ,size,Türkçülüğün niçin yalnız sözde kalarak, bugünün imkânları nispetinde iş hâline gelmediğini sormak ve Türkçülük tatbikat sahasına geçmediği için yurdumuzun düşmanı olan fikirlerin nasıl gelişip yayıldığını anlatmaktadır. Bir başvekile hangi sıfat ve cür'etle bu soruyu soruyorsun diyemezsiniz. Halkçı bir hükûmetin başvekili iseniz, mensup bulunduğunuz, partinin gazeteleri tarafından birçok defa tekrarlandığı gibi rejimimiz demokrat bir rejimse ve siz de birçok defa söylediğiniz gibi halk arasından yetişmiş olmaktaki gururu belirten sözlerinizde samimî iseniz ve eğer Millet Meclisinin azaları hakikaten bizim vekillerimiz iseler, siz de bir başvekil, halk adamı, demokrat, halkçı ve Türkçü olmak dolayısıyla beni dinlemeye mecbursunuz. Yok, bunlar doğru değil de birer gösterişten ibaretse, şüphesiz, benim bu hitabım cür'etkârlığı da aşan bir küstahlıktır ve bunun için ilk karşılığı da Orhun'un susturulmasıdır.

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://osmanlitokadi.forumotion.com
 
NİHAL ATSIZ’IN MEKTUPLARI -2
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
 :: Ülkücü Forum :: Hüseyin Nihal ATSIZ :: Mektupları-
Buraya geçin: